Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Faizden Beslenen Çıkarcı Kapitalistler Lehine Kanımızı Emen Bu Yozlaşmış Sistemi Ortadan Kaldırın

Biz hastalarımızı tedavi etmek, ailelerimizi beslemek ve çocuklarımızı eğitmek için çırpınırken, 12 Haziran 2020’de bütçe açıklandı. Açıklanan bütçe, mevcut rejimin faizli borç ekonomi paraziti ile kanımızı emdiğini doğruladı. Rejim, işlerimizi berbat bir şekilde ihmal etmektedir. Bütçe, 7,000 milyar rupinin biraz üzerinde iken şuan borç faiz ödemeleri 3,000 milyar rupinin biraz altında. IMF’nin talep ettiği faiz ödemelerini karşılamak için bu yılki vergi hedefi, 5.000 milyar rupinin biraz altında. Oysa geçen yıl, tahsil edilen 4,000 milyar rupilik vergi, belimizi bükmüştü. Yakın geleceğe gelince Bajwa-İmran hükümeti, hem yurtiçinde hem de yurtdışında borçlanıyor. Öte yandan IMF, 2024/2025 yılına kadar vergilerin 10,000 milyar rupinin üzerine çıkarılmasını talep etti.

Şimdiki faizci kapitalist sistem, kimin iktidara geldiğine bakmaksızın sistematik bir şekilde Pakistan’ı borca boğuyor. 1971’de Pakistan’ın iç borcu 14 milyar rupi iken, dış borcu 16 milyar rupi idi. 1991’de Pakistan’ın iç borcu 448 milyar rupi iken, dış borcu 377 milyar rupi idi. 2011’de Pakistan’ın iç borcu 6.000 milyar rupi iken, dış borcu 4.750 milyar rupi idi. Mart 2020’de iç borç yaklaşık 22.500 milyara, dış borç ise 12.700 milyarın üzerine çıktı. Dahası, faizci kapitalist sistemin yürürlükte olduğu her yerde milletler, ister doğuda IMF’nin aşırı baskısı altında temerrüde düşmemeye çalışan Sri Lanka olsun, isterse batıda 2000’den bu yana ikinci kez temerrüde düşen Arjantin olsun, borç içinde debelenip duruyorlar.

Bu faizci kapitalist sistemde hüküm sürenlere gelince, kandırma ile hayatta kalıyorlar. Bu nedenle her hükümet önceki hükümetleri suçlarken ve yanlış umut aşılarken, faizci kapitalistlerin bizi sömürmesini sağlamak için yeni yollar yaratıyor. Geçen yıl IMF’nin talepleri uyarınca Bajwa-İmran rejimi, Temmuz 2019’da Pakistan Merkez Bankası’nın politika faiz oranını yüzde 13.25’e yükseltti. Sonuç olarak devlet borcundaki faiz oranı, yüzde 13.66’a yükseldi. Ki o anda tüm dünyada en yüksek faiz oranlarındandı. Bu yıl başka bir IMF talebini yerine getirmek için Bajwa-İmran hükümeti, bizim pahamıza yeni finansal cinayetlere yelken açmak amacıyla Pakistan borsalarını borca bağladı. 20 Mayıs 2020 günü İmran Han, “finansal İnovasyon” projesi açıkladı. Hükümet, Pakistan Borsası’nda 200 milyar değerinde borç tahvilini satışa sundu.

Ey Pakistan Müslümanları! Bajwa-İmran rejimi, ihtiyaçlarımızı karşılamak, kırık ekonomimizi canlandırmak, çocuklarımızı eğitmek, işgal altındaki Keşmir’i kurtarmak ve Allah yolunda cihadı diriltmek söz konusu olduğunda, gelirlerimizin yetersiz olduğunu ileri sürerken, zar zor kazandığımız paralarımızı Allah’ın kesinlikle haram kıldığı faize özgürce harcayabiliyor. Gerçekten de, faizci kapitalist sistem devam ettiği sürece kurtuluş yoktur. O yüzden ortadan kaldırılmalı ve İslami yönetim sistemi Hilafet ile değiştirilmelidir.

Faizli borç sonsuzluğundan bizi ancak Nübüvvet metodu üzere Hilafet kurtaracaktır. Hilafet, birikmiş borçlar ne olursa olsun hiç bir faiz ödemeyecektir. Zira Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ * فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِّنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ  “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.” [Bakara 278-279]

Faiz ödemeden borcun aslına ödemeye gelince, Hilafet, bu borç dönemindeki tüm yöneticiler ve devlet görevlilerini bundan sorumlu tutacaktır. Çünkü ümmete verdikleri zarardan sorumludurlar. Müslümanların işlerini gütme sorumluluğunu istismar etmişler, bu dönemde kredilerden elde ettikleri faydalar ile zengin olmuşlardır. Geçmiş ve günümüzdeki sivil ve askeri yöneticilerin durumu apaçık ortada. Dolayısıyla Hilafet, görevdeyken yağmaladıkları paradan sorumlu tutacak ve borcun aslını o paralardan geri ödeyecektir.
Böylece Hilafet, faizci kapitalist borç tuzağından tamamen arınacak, yüce dinimiz İslam’ın yükümlülüklerini yerine getirmeye odaklanacaktır. Tarım, ticaret ve sanayide Kuran ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Sünnetinden türetilen sağlam ekonomik politikaları uygulayacak, yüzyıllar önce olduğu gibi yeniden dünyanın ekonomik güç merkezi haline gelecektir.
İşlerimizi gütmek için fon sağlamaya gelince, Hilafet, üzerimize zorunlu olan gelir kaynaklarını toplayacaktır. Şeri hükümlere göre hayvanlardan, ekinlerden, meyvelerden, paralardan, her türlü ticari mallardan zekât, tarım arazilerinden öşür ve haraç, mali durumu iyi gayrimüslim erkeklerden cizye, yeni fethedilen ülkelerden de savaş ganimeti (fey) alacaktır. Buna ek olarak Hilafet, petrol, doğalgaz, elektrik ve mineraller gibi kamu mülkiyetinden elde edilen gelirleri denetleyecektir, çünkü İslam, bu kaynakların özelleştirilmesine izin vermez. Yine Hilafet, kamu mülkiyeti ile ilişkili fabrikalardan, imalat ve ileri düzeyde teknoloji gibi devlet sermayeli büyük sanayilerden gelirler elde edecektir.

Bu gelir kaynakları yetersiz kalırsa, Hilafet, normal yaşam standartlarımıza göre temel ve lüks ihtiyaçlarımızdan artan kalan mallarımızdan vergi alacaktır. Yoksul ve borçlu olanlar gibi zengin olmayanlarımızdan hiçbir şey almayacaktır.

Ey Pakistan Müslümanları özellikle de silahlı kuvvetleri! Sömürgeciler için kolaylaştırıcılar olarak hareket eden, bizi zayıflatıp kısıtlarken, sömürgecilere her türlü özgürlüğü veren yöneticilere yeter artık deyin. Ayaklarımız altındaki bol kaynaklara rağmen yoksulluk çekerken, yozlaşmış yöneticiler ve yabancı efendilerine zenginleştiren bu sisteme yeter artık deyin. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmek için çaba sarf etmemizin zamanı gelmiştir. Hiçbir şey Allah’ın öfkesini ve ahirette büyük mükâfata nail olmayı önleyemez. O halde her zaman ve mekânda Hilafet çağrısını yüceltmek için Hizb-ut Tahrir ile birlikte hareket edin. Silahlı kuvvetlerdeki oğullarınızdan Hizb-ut Tahrir için nusret talep edin.  Allah’ın indirdikleriyle yönetimi pratik olarak hemen hayata geçirin.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ  “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûl’ünün çağrısına uyun.” [Enfal 24]

H. 24 Şevval 1441

 

Hizb-ut Tahrir

15.06.2020
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Bajwa-İmran Rejimi, İşgal Altındaki Keşmir’i Baskıcı Hindu Devletinin Egemenliğine Teslim Ederek Kontrol Hattını Kalıcı Bir Sınır Haline Getirme Yönünde İlerliyor

  • Parlamento Seçimleri Saçmalıktır, Halkın Yararına Değildir, Ürdün Rejiminin Sömürgeciliğe Olan Bağımlılığına Hizmettir

  • Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e Yardım Etmenin ve Mescidi Aksa’yı Kurtarmanın Yolu, Hilafet ve Allah Yolunda Cihattır

  • Müslümanların Oyu: Pragmatik ve Anlamsız Mı Yoksa Haram Mı?

  • El Burhan ve Hamduk’un İhanet Trenine Binmesi, Düşmanlara Ajanlık Yaptıklarını ve Sadık Olduklarını Doğrular ve Hilafetin Kurulması Çalışmasını Kaçınılmaz Hale Getirir

  •